Yoğun ve koşturmacalı bir İstanbul seyahatini dün noktalamış bulunuyorum.
Önümüzdeki pazartesi gününe kadar Ankara'da koşturacağım ama eminim heyecan ve mutluluk tüm yorgunluklara değecek ki zaten değiyor :)
İstanbul'a bu sefer gidiş nedenim Bilstore'a özel hazırladığımız koleksiyonumuzu teslim etmekti. Etiketlerimiz son dakika üretimden çıkınca biraz panik yaşasak da ürünleri yetiştirmeyi başardık:)
Bu telaş arasında ayağımı acıtan spor ayakkabılarımdan kurtulmak üzere gördüğüm ilk Shoe Tek'e girdim ve mor babetlerim ayağımda bir ohhh çekerek çıktım mağazadan :)
Bilstore'a özel hazırladığımız koleksiyonu teslim ettiğimiz anda nasıl bir mutluluk doldu içimize anlatamam:)
Ve hemen kutlamak gerekliydi tabii ki...
Yorgunluktan evde rose şarap ve kocaman bademli-çikolatalı bir pasta ile taçlandırdık mutluluğumuzu...
Bir hafta boyunca bir kez olsun yüzünü göstermedi güneş İstanbul'da...
Hep gri hep bir yağmur hazırlığında...
Yaz burnumuzda tüterken havuza atlamamak için zor tutuyor insan kendini:)
Havaya inat ben rengarenk geçirdim bu İstanbul seyahatini...
Yoğunluktan çok fotoğraf çekemediğim için instagram üzerinden paylaştığım fotoğraflar ile bu postu hazırlıyorum size:)
Tabii ki bu kadar kısıtlı süreçte alışveriş için neredeyse hiç zaman yoktu.
Ama 2 ara 1 dere Pride yine 2 ayakkabı kaptı merak etmeyin:)
Bir de en sevdiği VS ürünlerinden biri olan vanilyalı bodysplash :)
Bu kadar koşturmacanın üzerine biraz da keyif yaptık kuzenimle, en sevdiğim mekanlardan biri olan İstinyepark Masa'da :) Böğürtlenli Mojito harika birşey...
Mutlaka deneyin derim:)
Ankara dönüşünde ise bu güzel gökkuşağı eşlik etti bize :)
Kimine göre meleklerin benimle olduğunu gösteren ibare , kimine göre altın kesesi olan :)
Bu kadar emeğin üzerine eğer bu inançlar gerçek ise sanırım bu emek karşılıksız kalmayacak:)